Beta anjini ve kızıl

Beta anjini ve kızıl

Tıp dilindeki adı ‘Grup A Beta hemolitik streptokok’ olan ve halk arasında ‘Beta mikrobu’ ismiyle anılan bakteriler oyun çağı çocuklarıyla okul çocuklarında anne babaları endişelendiren sorunlar oluşmasına yol açabiliyor. Beta anjini ve kızıl ilişkisini şöyle açıklayalım; beta bakterisinin bazı türleri kendini ateş ve döküntüyle gösteren kızıl hastalığına sebep oluyor; özellikle hassas bünyelerde. Beta mikrobunun süt çocuklarındaki ve 3 yaşa kadar çocuklardaki etkisi yüksek ateş ve burunda tıkanıklık gibi üst solunum yolu iltihabına işaret eden belirtiler iken mikrop 3 yaşından büyük çocuklarda bademcik iltihabı ya da anjin ve/veya kızıl emareleri görülmesine sebep olabiliyor.


Aileler doktora klinik belirtiler rahatsız edici seviyede olduğunda veya klinik belirtilerin ortaya çıkmasından 12-28 saat sonra görülen cilt döküntülerini fark etikleri zaman başvuruyorlar. Beta mikrobu aslında herkesin duyarlı olduğu bir mikrop; fakat 6-12 yaş grubunda daha sık görülüyor. Mikroptan etkilenen 3 yaş üstü çocuklarda ateşin yanı sıra baş, boğaz ve karın ağrısı şikayetleri görülebiliyor. Bazı hallerde bu belirtilere kusma, titreme ve halsizlik de eşlik ediyor. Bu durumda doktor muayenesinin sonucunda çoğunlukla bademcik iltihabı veya anjin teşhisi koyuluyor. Kızıla işaret eden döküntüler başladıktan sonra ise hasta çocuğun bademcikleri, farenks bölgesi (burnun arkasındaki bir bölge), dili ve sert damağı şişerek üstleri iltihapla kaplanıyor. Hastanın dudak çevresi soluk görünürken yüzünde ve vücudunun her yerinde yaygın cilt kızarıklıkları görülüyor. Çene altındaki lenf bezlerinde şişme, dilde özel bir görünüm (ilk 4 günde beyaz çilek, daha sonra kırmızı çilek görünümü) ve vücudun koltuk altı, kasık gibi kıvrımlı bölgelerinde kırmızı renkte çizgilenme görünümü de kızıl belirtileri arasında yer alıyor.


Kızılın diğer döküntülü çocuk hastalıklarından farkı tedavisinin antibiyotik kullanmayı gerektirmesi. Bu hastalık için geliştirilmiş koruyucu bir aşı yok; bu yüzden tedavi yöntemi olarak hastanın izolasyonunu sağlamak ve doktorun önerdiği dozda ve sürede antibiyotik kullanmak gerekiyor. Hastalığa yakalanmış biriyle yakın temasta bulunmak, aynı bardağı veya çatal kaşığı kullanmak kızılın diğer kişiye bulaşmasına sebep oluyor. Fakat antibiyotik tedavisinin başlamasından 48 saat sonra hastalık bulaşıcı olmaktan çıkıyor.

BLOG KATEGORİLERİ
Çocuk HastalıklarıFaydalı BilgilerGenelDekorasyonModa ve Çocuk GiyimiHizmet Noktalarımız